Kayıt ol

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri
Eski 05-08-2010, 06:45   #1
 
Mesajlar: 63
Üyelik Tarihi: Sep 2008
Şehir: turkey/sakarya
Otomobil: yok



Kutahyaya zyaret arkadaslar kutahyada ne yapılr bu sckta

Slm kutahyalı arkadslar kutahyaya gezmeye geldm ama sevgı cddesındn bska byer bulamadm bde tofslarda hep aynı eksoz sesı var o ne ya.2 tane modlu arac grdum bı 106 bde beyaz cntlı mavı renk 307
sakaryadrag isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 08:32   #2
 
Mesajlar: 659
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Yaş: 30
Şehir: TÜRKİYE/ANKARA
Otomobil: 5.2 V8



FeBerGe nickli arkadasın 307 sanırım o. konuyu gordugunde cvp yazıcaktır gezilecek yerler konusunda


__________________________________

1lker´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Le pompa sümer port polish yapacak birazdan kanallara
_driver_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 08:33   #3
 
Type-R - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.890
Üyelik Tarihi: May 2009
Yaş: 24
Şehir: Tr / D.bakır / Antalya.
Otomobil: Jamaica style



Faberge nick'li arkadaşımız kütahyada yaşıyodu yanlış değilsem. Mavi 307'de onun olması lazım. Forumada üye konuyu görürse yazar heralde.
Type-R isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 08:38   #4
 
chiefkadir - ait Avatar
 
Mesajlar: 6.791
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Yaş: 40
Şehir: Ankara
Otomobil: White Rs @ New Kangoo



sakaryadrag´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Slm kutahyalı arkadslar kutahyaya gezmeye geldm ama sevgı cddesındn bska byer bulamadm bde tofslarda hep aynı eksoz sesı var o ne ya.2 tane modlu arac grdum bı 106 bde beyaz cntlı mavı renk 307
Net kafedesin galiba klavyede bozuk olsa gerek harflerin çoğu çıkmamış..
Az serinlesin hava park bahçe gez dolaş sıcağa dikkat et
chiefkadir isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 10:41   #5
 
recepserkan43 - ait Avatar
 
Mesajlar: 284
Üyelik Tarihi: Oct 2008
Yaş: 32
Şehir: türkiye/ankara
Otomobil: audi a4 1.8 t&q "190hp"



gidilecek bi yer yok atatürk bulvarında takıl kafelerde gece wodoo ya git herkes orda inci pastanesi falan aracın varsa döner gazinoya çık (gazino olduğuna bakma içki yok sadece adı gazino) vaktin varsa kütahyalı şimdi yoncalı da ılıca da oralara git kese yaptır başka bişey yok


__________________________________

su akar yolunu bulur...
KMR2-GT´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
kolon kanserıymıs heralde.hadı hucreler sıze guvenıyorum
recepserkan43 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 10:56   #6
 
egeturbo - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.809
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Şehir: İzmir|Bornova
Otomobil: TURBO



egeturbo - MSN üzerinden Mesaj gönder
kötayadan faberge ibrahim abi var site üyelerinden emrah abinin yeşil integra var ama çok sessiz bi şehir ben her bayramda flaan glediğimde kafayı yicek gibi oluyorum.Allah kolaylık versin


__________________________________

www.egeturbo.com
Turbo asker
egeturbo isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:03   #7
 
Tugral - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.602
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Yaş: 28
Şehir: Antalya
Otomobil: Remember me?



Tugral - MSN üzerinden Mesaj gönder
2-KÜTAHYA 'NIN TÜRK HAKİMİYETİNE GİRMESİ:

Malazgirt Muharebesinden sonra Türkler, hızla Anadolu 'nun fethine giriştiler. 1071 yılından sonraki bir kaç yıl içinde Anadolu 'nun hemen hemen tamamı Türkler tarafından fethedildi. Anadolu Selçuklu Devleti 'nin ilk hükümdaro Kutalmışoğlu Süleyman Şah 'ın kardeşi Melik Mansur, 1074 yılında Kütahya 'yı fethetti. Kütahya, Anadolu Selçuklu Devleti 'nin bir uç şehri oldu.

Yirmi yıl kadar Türk hakimiyetinde kalan Kütahya, 1096 yılında başlayan Birinci Haçlı Seferi sonunda tekrar Bizans İmparatorluğu hakimiyetine geçti. (1097)

Sultan 2.Kılıçarslan 1182 yılında yeni bir fetih hareketine girişerek Uluborlu ve Kütahya 'yı ikinci defa topraklarına kattı.

Sultan 2.Kılıçarslan 'ın, ülkesini on bir oğlu arasında paylaştırması sırasında Kütahya, Gıyaseddin Keyhüsrev 'in hissesine düştü. Daha sonra kardeşler arası taht kavgaları sırasında durumdan yararlanan Bizans, Kütahya 'yı ele geçirdi ise de Sultan Alaattin Keykubat zamanında Selçuklu kumandanlarından İmaüddin Hezar Dinarı tarafından üçüncü defa ele geçirildi. (1230)

Uzun yıllar "Kale Muhafızı" olarak Kütahya 'da kalan Hezar Dinarı Kütahya 'nın imarına çalışmış, bir çok eser bırakmıştır.

Kütahya 'nın Melik Mansur tarafından fethedildiği yıllarda şehir Büyük Selçuklu İmparatorluğuna bağlı bulunuyordu. Melik Mansur 'un Büyük Selçuklu İmparatorluğu hükümdarı Melikşah' a karşı ayaklanması üzerine Melikşah Ümera' dan Emir Porsuk Bey komutasında bir ordu göndermiş, yapılan savaşta Melik Mansur öldürmüştür. (1090)

Bu olaydan sonra Emir Porsuk Bey kuvvetleri Kütahya 'da yerleşti. Porsuk Bey bir müddet Kütahya 'da "Kale Muhafızı" olarak görev yapmıştır. Kütahya 'nın önemli akarsularından Porsuk Çayı 'nın adı buradan gelmektedir.



3-GERMİYANOĞULLARI DÖNEMİNDE KÜTAHYA:

"Germiyanlı" Türk aşiretlerinden birinin adı iken sonradan bir beyliğin ve ailenin adı olmuştur. Aşiretin ilk tarihi şahsiyeti olarak, baba İshak isyanı sırasında Malatya 'da faaliyet gösteren Alişir oğlu Muzafferüddin 'in adına rastlanır. Germiyanlı sülalesinden Kerimüddin Alişir 'in adı, Selçuklu saltanat mücadelesinde Moğollar tarafından Müinüddin Süleyman Pervane 'nin şikayeti üzerine öldürülen Selçuklu emirleri arasında geçer.

Malatya taraflarında bir bölgeye "Germiyan" adı verildiği Selçuklu ve Bizans kayıtlarında belirtilmektedir. Germiyanlı adının Malatya taraflarından Batı Anadolu 'ya gelen bu aşirete bu nedenle verildiği (Kütahya' lı gibi) tahmin edilmektedir.

Germiyanlı Beyliğini kuran Yakup Bey, Moğollar tarafından öldürülen Kerimüddin Alişir Bey' in oğludur. Kendisi Anadolu Selçuklu Sultanı 3.Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında devletin ileri gelen emirlerinden birisiydi. Görev sahası Ankara ve civarı idi.

3.Alaattin Keykubad' a bağlı iken 1300 yılında bağımsızlığını ilan etmiş, Kütahya merkez olmak üzere beyliğini kurmuştur. Beyliğin ilk müstakil idarecisi olan Yakup Bey devri (1300-1340) Germiyanoğulları' nın en güçlü dönemini oluşturur. Yakup Bey' in hakim olduğu topraklar, bazı kaynaklarda Yakup-ili adıyla adlandırılmıştır.

Bazı kaynaklarda Bizans 'ın Yakup Bey devrinde Germiyanoğullarına yıllık 100.000 dinar vergi ve hediyeler gönderdikleri belirtilir. Yakup Bey' den sonra yerine oğlu Mehmet Bey (1340), onunda 1361 yılında ölümü üzerine yerine oğlu Süleyman Şah geçti.

Osmanlı Sultanı 1.Murat, oğlu Şehzade Beyazid' e Süleyman Şah' ın kızı Devlet Hatun 'u istemek üzere bir heyet gönderdi. Süleyman Şah' da cevabi bir mektupla devrin ileri gelen alimlerinden İshak Fakih' i Osmanlı başkentine gönderdi. İshak Fakih' in getirdiği hediyeler arasında meşhur Germiyanlı atları, Denizli bezleri ile altın ve gümüş eşyalar bulunuyordu.

Süleyman Şah, kızının çeyizi olarak Kütahya, Simav, Emet ve Tavşanlı 'yı Osmanlılara bıraktı. Kendisi Kula 'ya çekildi.1381 yılında yapılan düğünden sonra Şehzade Beyazid Kütahya Sancağına idareci olarak gönderildi.

Ancak Kütahya, Ankara Savaşından sonra tekrar Germiyanoğulları 'nın hakimiyetine geçti. (1402) Bu sefer beyliğin başına II.Yakup Bey vardı. Bu durum II.Yakup Bey 'in 1429 yılında ölümüne kadar sürdü.Yakup Bey 'in vasiyeti üzerine Germiyan ülkesi Osmanlı hakimiyetine geçti.

Kütahya, Germiyanoğulları zamanında tarihinin en parlak devirlerinden birini yaşamış, iktisadi ve fikri bakımdan büyük gelişmelere sahne olmuştur. Beyliğin merkezi olması sebebiyle Kütahya 'da bir çok mimari eserler inşa edilmiş, şair, edip ve fikir adamları bu şehirde toplanarak eserler kaleme almışlardır.



4-OSMANLILAR DÖNEMİNDE KÜTAHYA:

Osmanlı yönetimine geçtikten sonra Kütahya bir "Sancak Merkezi" oldu. I.Murad' ın oğlu ve Germiyan Beyi Süleyman Şah 'ın damadı olan Bayezid 'de Kütahya Sancak Beyi olarak görevlendirildi.

Osmanlı Devletinin Anadolu Beylerbeyi İshak Paşa 1451 yılında beylerbeylik merkezini Kütahya 'ya taşıyarak buraya yerleşti. Kütahya uzun süre beylerbeylik merkezi olarak kaldı.

Timur Ankara savaşından bir hafta sonra Kütahya' ya gelmiş, çok sevdiği bu şehirde bir ay kalmıştır.

Kütahya' da bulunan Ulu Camii 'nin ilk şekli Yıldırım Beyazid tarafından yaptırılmıştır. Kayıtlarda Ulu Camii 'nin adı "Yıldırım Han Camii" olarak da geçer.

Anadolu tarafına yapılan seferlerde Osmanlı ordusunun toplantı yeri ve aynı zamanda önemli bir uğrak yeri olan Kütahya önemli eserlerle de donatılmıştır. Tarihte bilinen en eski toplu iş sözleşmesi 13 Temmuz 1766 tarihinde Kütahya 'da imzalanmıştır. O dönem Kütahya Valisi Ali Paşa' nın huzurunda yapılan görüşmeler sonucunda işveren ile işçiler arasında anlaşmaya varılmış, çırak, kalfa ve ustaların ücretleri ayrı ayrı belirtilmiştir. Söz konusu anlaşmada bahsedilen işçiler çinicilerdir.

Kütahya adı Mısır Valisi Ali Paşa ile Osmanlı Devleti arasında yapılan savaşlar sonunda 1833 yılında yapılan anlaşma ile uluslararası alanda duyulmuştur. Zor durumda kalan Osmanlı Devleti 'nin Rusya 'dan yardım istemesi üzerine, Osmalı Devleti üzerinde Rus nüfuzu olmasını istemeyen İngiltere ve Fransa, Mehmet Ali Paşa 'yı ikna ederek Kütahya Anlaşmasının yapılmasını sağlamışlardır.

1848 ihtilalleri neticesinde başlayan Macar Milli Hareketi, Avusturya ve Rusya tarafından kanlı bir şekilde bastırılınca, hareketin liderlerinden Kossuth Lajos, Bathyayi ve Mesrares 1849 'da Osmanlı Devletine sığındılar. Rusya ve Avusturya' nın baskılarına rağmen Osmanlı Devleti mültecileri geri vermedi. Kossuth (Koşut) ve maiyeti Kütahya' ya yerleştirildiler. 1851 yılına kadar Kütahya' da kaldılar. Kaldıkları ev bugün müze haline getirilmiştir ve ziyaretçilere açıktır.
Tugral isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:03   #8
 
Tugral - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.602
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Yaş: 28
Şehir: Antalya
Otomobil: Remember me?



Tugral - MSN üzerinden Mesaj gönder
ÖRENYERLERİ
FRİG VADİSİ
Kütahya-Eskişehir yolunun 26 km' si yakınlarında bulunan Ovacık köyüne kadar, ilin doğusu boyunca uzanan çamlar arasındaki kayalık alana "Frig Vadisi" denilmektedir. Frig Vadisi iki ana bölümde incelenebilir. Birinci bölüm Sabuncupınar, Söğüt, İnli, Fındıklı köyleri civarındaki kuzey bölümüdür. İkinci bölüm ise daha güneydeki Ovacık köyüdür. Kütahya' nın doğusunda eski bir yanardağ olan Türkmen dağının, tüfleriyle örtülü olan Frig yayları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından iskan edilmiştir.

Volkan türünün kolay işlenebilir bir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından biri olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır. Friglerin ana tanrıçası Kybele' ye adanmış açık hava tapınaklarıyla, savunma amaçlı yapılar, en çok göze çarpan eserler arasındadır.

Bunların yanında Roma döneminde kayaları oymak suretiyle meydana getirilmiş çeşitli barınaklar, mezar odaları, ağıl ve ahır olarak kullanılan mekanlar, sarnıçlar ve ambarlar da bulunmaktadır.Erken ve geç Bizans çağlarında ise bunlara ilaveten kilise ve şapeller (küçük kilise) inşaa edilmiştir.

Bölgemizde yüzlercesi bulunan bu mekanların büyük bir kısmı kendi hallerine terkedilmekle birlikte tamamı tabiat şartlarına maruz kalmaktadır. Günümüzde bazıları hayvan barınakları, ambar ve samanlık olarak halen kullanılmaktadır. Bu barınakların en yoğun olarak bulunduğu yerler; Söğüt, Armutlu, İnli, Sökmen, Fındık ve İncik köyleri ile Sabuncupınar beldelesidir. Bölge Kapadokya' yı aratmayacak güzellik ve zenginliktedir.

Frig Vadisi'nin ikinci bölümü Kütahya' ya 56 Km uzaklıkta bulunan Ovacık köyünün İnlice mahallesinin doğusunda başlayan çam ormanları arasındadır. bölgenin MÖ 900-600 yıllarında Frigler daha sonra Romalılar ve Bizanslılar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Bu bölgede kayaları elle oyulmuş kaya mezarlar, kiliselerle, sığınma-barınma amaçlı yüzlerce mağara bulunmaktadır. Çok geniş olan bölge incelenirken üç bölüme ayrılmıştır.

Birinci bölümde kayaların içinde iki kilise bulunmuştur (Tekli kilise) ve çiftli kilise adı verilen yapıların duvarlarında freksler vardır. Ayrıca kök boyayla yazılmış yazılar, mender motifleri ve haç işaretleri de görülmektedir.

İkinci bölümde bulunan "Deliktaş Kalesi" de Frigler ve Bizanslılar tarafından kullanılmıştır. Sığınma ve savunma amacıyla kayalar oyularak yapılmıştır. Burada da büyük bir kiliseyle gizli geçit ve dehlizlerle birbirine bağlanan bir çok oda bulunmaktadır. Üst kısmının ise kale surları şeklinde görülmektedir.

"Penteser Kalesi" denilen üçüncü bölüm, savunma amaçlı bir kale olup, kayalar oyularak yapılmıştır. Burada çeşitli kaya mezarları ve mağaralar vardır. Bölge doğal kaya yapısı ve çam ormanlarıyla çok ilgi çekici bir turizm merkezidir. İlgi ve tanıtılmayı beklemektedir
Tugral isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:04   #9
 
Tugral - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.602
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Yaş: 28
Şehir: Antalya
Otomobil: Remember me?



Tugral - MSN üzerinden Mesaj gönder
AİZANOİ ANTİK KENTİ
Burası, Kütahya' nın 57 Km güney batısında Çavdarhisar ilçesinde yer almaktadır. Bedir çayının iki yakasında kurulmuş olan bir Roma kenti olup hristiyanlık döneminde de önemini korumuştur.

Çevresinde savunma surları bulunmayan kent, özellikle Hadrianus (MS 98-117) döneminde çok gelişmiştir. Bedir çayının iki yakasına rıhtım duvarları yapılmış ve bunların arasında günümüze dek uzanan beş köprü ile bağlantı sağlanmıştır.

Suyun sol yakasında bir Agora (pazar yeri), küçük bir tapınak, Zeus tapınağı, hamam, stadium ve tiyatro yer almaktadır.

Sağında ise Borsa binası, mozaikli hamam, sütunlu cadde ve anıtsal kapı kalıntıları vardır. Nekropal (mezarlıklar) ise kentin çevresine yayılmıştır.

1878' deki hamam kazısında caldarium (sıcaklık), frigidarium (soğukluk), palaestra (spor sahası), F ve H apsisli salonlar, hataion (havuz) bölümlerinin ortaya çıkmasıylahamam tamamlanmıştır. F ve H salonları ile caldarium da derin nişler vardır. H salonunun yıkılmış olan apsisinin temeli belirgindir.

Tiyatro ile stadyum birbirine bitişik yapılarıyla alışılmışın dışında bir plan gösterir. Çevresinden yüksek olan tapınak, Temenos (kutsal alan) içindedir. Temenos sütunlu galerilerle çevrilidir.

Giriş yapısından sonra (propylon) aynı eksende sunak (altar) yer alır. Temenos' un ortasındaki tapınak Roma yapısı olmasına karşın Helenistik (yunan tipi) plan gösterir. Podyun,mlu olup psendodipteros planlıdır. Prostyle (önü sutunlu) planlıpronaos (ön oda), cella (kutsal oda), opisthodomos' tan oluşur.

Cella duvarlarındaki yazıt kuşağında yapının Hadrianus dönemine ilişkin olduğu yazılıdır. Dönemin sikkelerinden, Cellada Zeus' u ayakta, bir elinde kartal bir elinde mızrak tutar biçimde gösteren bir heykelin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Batı ve doğu akroterlerdeki kabartmalar, burada Zeus ve Kybele kültürünün (tapılan şeye gösterilen saygı) olduğunu göstermekte, ayrıca tapınağın altındaki tonozlu salonda Ana tanrıça' nın Kybele kültürü ile ilgili olduğu öne sürülmektedir.

Zeus tapınağı Hrıstiyanlık döneminde kilise olarak dinsel işlevini sürdürmüştür.
Tugral isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:05   #10
 
Tugral - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.602
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Yaş: 28
Şehir: Antalya
Otomobil: Remember me?



Tugral - MSN üzerinden Mesaj gönder
ÇARŞI - BEDESTEN


BÜYÜK VE KÜÇÜK BEDESTEN:
Timurtaş Paşa Camii ile Saadettin Camii arasında bugün "Sebze Hali" ve "Bit Pazarı" olarak kullanılan binalardır. Daha çok birer "Arasta" görünümündedirler. Büyük Bedesten Fatih döneminin ünlü Sadrazamı Gedik Ahmet Paşa vakfıdır. Küçük Bedestenin ise Timurtaş Paşa vakfı olduğu sanılmaktadır.

KAPAN HANI:

Bugün Mevlevihanenin doğusundaki alandan girilen aralıkta, sadece kitabeli kapısı kalmıştır. Eskiden kapan altı yada tahıl pazarı denilen yerdedir. Evliya Çelebi Karagöz Ahmet Paşa dönemi vakıflarından olan hanın güzellik ve ihtişamına hayran kalmıştır.
Tugral isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:06   #11
 
Tugral - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.602
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Yaş: 28
Şehir: Antalya
Otomobil: Remember me?



Tugral - MSN üzerinden Mesaj gönder
Ulu Cami yanında Umur bin Savcı Medresesi olarak bilinen yapıda 1965 yılında ziyarete açılmıştır. Medrese binası 1314 yılında Germiyan Beylerinden Umur bin Savcı tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan inşa edilen yapının portali Selçuklu sanatının özelliklerini gösterir.

Kapıları, kubbeli orta mekana açılan dokuz küçük odası vardır. Müzede yer alan vitrinlerde geç Miyosen döneminden itibaren, Paleolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler teşhir edilmektedir. Restorasyonu ve yeni teşhir düzenlemesi yapılarak 1999 ve 2006 yıllarında yapılarak yeniden ziyarete açılmıştır

Arkeoloji Müzesi Tel : 224 07 85
Pazartesi hariç Her gün Açık
Saat : 09.00 - 17.00




KÜTAHYA ÇİNİ MÜZESİ
Germiyan Beyi II. Yakup (1387-1429) külliyesinin imaret bölümü olan bu yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığınca restore edilerek, Çini Müzesi olarak 5 Mart 1999 tarihinde ziyarete açılmıştır. Kubbeli ve şadırvanlı orta mekana, üç yönde kubbeli eyvan ile iki oda açılmaktadır. Türbe bölümünde II. Yakup Bey'in çinili sandukası bulunmaktadır. Yıkılan Medresenin taş kitabesi giriş kapısının solundaki nişe yerleştirilmiştir. Müze içinde yer alan vitrinlerde 14.yüzyıldan başlayarak günümüzde yapılan örneklere kadar olan çini eserler sergilenmektedir.

Çini Müzesi Tel : 2236990
Pazartesi hariç Her gün Açık
Saat : 09.00 - 17.00



KÜTAHYA KOSSUTH MÜZESİ
Macar Sokak'ta bulunan 18. yüzyıl Türk evidir. Macar evi olarak da bilinir. Macar Özgürlük savaşının önderlerinden Lajos Kossuth 1850-1851 yılları arasında bu evde misafir edilmiş ve Macaristan Anayasası tasarısını bu evde hazırlamıştır.

Bahçe içinde yer alan iki katlı ve 7 odalı olan ahşap ev, Kültür ve Turizm Bakanlığınca restore edilerek Lajos Kossuth anısına müze olarak 19 Eylül 1982 tarihinde ziyarete açılmıştır. Müzede Lajos Kossuth'a ait eşyalar ile klasik Tük evine ait etnografik eşyalar teşhir edilmektedir.

Kossuth Müzesi Tel : 2236214
Pazartesi hariç Her gün Açık
Saat : 09.00 - 17.00
Tugral isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:07   #12
 
Tugral - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.602
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Yaş: 28
Şehir: Antalya
Otomobil: Remember me?



Tugral - MSN üzerinden Mesaj gönder
ÖZEL MÜZELER

SADIK ATAKAN ÖZEL ÇİNİ EVİ
Avukat Sadık Atakan tarafından düzenlenen Kütahya evinde, son 250 yılın en güzel çinileri sergilenmektedir. Değerli çini ustalarının eserlerinin ücretsiz olarak görülebildiği ev, geçmiş ile gelecek arasında bir köprü oluşturmaktadır.

DUMLUPINAR ATATÜRK EVİ MÜZESİ
1929 yılında Yüzbaşı Salahattin tarafından yağlı boya tablosu yapılan, Kurtuluş Savaşımız sırasında Başkumandan Gazi Mustafa Kemal'in kaldığı, Dumlupınar Başkumandanlık Karargahı olarak da kullanılan ev aslına uygun olarak restorasyon ve düzenlenmesi yapılmıştır. Dumlupınar Atatürk Evi, 30 Ağustos 2003 tarihinde ziyarete açılmıştır. "Halide Edip Adıvar, Türkün Ateşle İmtihanı adlı eserinde Kurtuluş Savaşı sırasında Dumlupınar'da Mustafa Kemal Atatürk ve Nurettin Bey ile birlikte kaldıkları zamanı şöyle anlatır. ".. Mustafa Kemal Paşa: Bana ayrılan odayı size veriyorum. Ben Çadırda yatacağım." dedi, sonra Nurettin Paşa'ya dönerek 'Kızılcadere'ye gösterin ona..." diye ekledi.


TAVŞANLI BELEDİYE MÜZESİ : Tavşanlı İlçesindedir. Ulu Cami Mahallesinde Belediye Meydanındadır. 1989 yılında resmi olarak Müze olmuştur. İki katlı bir binada olup bina sivil mimarlık örneği olarak tescillidir.

ALTINTAŞ BELEDİYESİ AÇIK HAVA MÜZESİ : Altıntaş İlçesindedir. Hürriyet Mahallesinde Belediyeye ait Park içinde taş eserlerin düzenlenmesi şeklindedir.

DUMLUPINAR KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ : 1997 yılında Müze olarak ziyarete açılmıştır. Dumlupınar İlçesindedir. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın geçtiği topraklar üzerinde onun anısına kurulmuştur. Şehir merkezinde olup iki katlı müstakil bir binadadır.

TUGAY ANADOLU KÜLTÜR, SANAT VE ARKEOLOJİ MÜZESİ: Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı bünyesinde çeşitli arkeolojik eserlerin yanında, önemli çini eser örnekleri ve tablolar da bulunmaktadır.
Tugral isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:07   #13
 
tool - ait Avatar
 
Mesajlar: 6.720
Üyelik Tarihi: Oct 2005
Yaş: 35
Şehir: 1001
Otomobil: Lightside GP



seneye dugune gidicem oraya


__________________________________

Experience is what you get when you don't get what you want.
tool isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:08   #14
 
Tugral - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.602
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Yaş: 28
Şehir: Antalya
Otomobil: Remember me?



Tugral - MSN üzerinden Mesaj gönder
KALELER
KÜTAHYA KALESİ
Kütahya Kalesi antik devirlerden başlamak üzere yerleşmenin yer aldığı ve Kütahya şehrinin ilk kurulduğu yer olduğu tahmin edilen bu günkü şehre hakim tepe üzerinde bir iç kale, hisar ve Osmanlı devrinde aşağıdaki suyu da içine almak üzere eklenen üçüncü bir kısımdan meydana gelmektedir. Kale Roma, Bizans, Selçuklu ve Germiyanlı ve Osmanlı dönemlerinde iskan görmüş olmasına rağmen hiç bir döneme ait kitabe bulunamamaktadır.

Kütahya Kalesi Evliya Çelebi' ye göre 70 Burca sahiptir. Burçlar çok sık aralıklarla yerleştirilmiştir. Hatta iç kale tarafında adeta birbirine yapışık biçimde burçlar tespit etmek mümkündür. Tuğla hatlarının tuğla dizileri ve duvardaki sayıları bir örnek değildir. Bu durum burçların değişik dönemlerde değişik ustalar tarafından yenilenmesinden ileri geliyor olabilir.

Eski durumu hakkında bilgi bulunmamakla birlikte, kaynaklar kalenin son şeklinin Bizans döneminde aldığında birleşmektedir. Kale, garip bir şekilde bir çok yönden Diyarbakır Kalesi' ne benzemektedir.

Kütahya Kalesinde iki çeşme, iki mescit ve Cumhuriyet yapısı olan bir döner gazino ve kır kahvesi mevcuttur. Kale camiinden hisar kahvesine giden dolambaçlı yol üzerinde iki çeşme kalıntısı vardır. Bunlardan birisi son yıllarda suyu kesik olan güzel bir çeşmedir. İki parça blok taştan yapılmış, sivri kemerli, devşirme çift sütunlu ve sade nişlidir. Diğer çeşme ise kaba taştan inşa edilmiş bir su yolu ağzıdır.


Kaledeki bir eser de orta hisar mescidi olarak da bilinen Kale-i Bala mescididir. 1377-1378 yıllarında Germiyanoğlu Süleyman Şah tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı, düz çatılı, moloz ve kesme taş kullanılmıştır. Gördüğü onarımlar nedeniyle orjinal şeklini kaybetmiştir. Eski yapıdan bir duvar parçası, kesme taştan yapılmış bir minare kaidesi ile tuğladan yapılmış minare gövdesi (şerefeye kadar) kalmıştır.

Kalenin Osmanlılar tarafından yaptırıldığı bilinen aşağı Hisar (Kale-i Sagir) bölümünde de yine Osmanlılar tarafından yaptırılan altıgen planlı küçük bir mescit vardır. Kerpiç sıvalı olmasına rağmen tamamen tuğladan yapıldığı anlaşılmaktadır. Kütahya' daki tamamen tuğlalı ender yapılardandır. Mescidin altı tamamen taşlardan yapılmış bir su tesisidir. Tabanı zamanla değişikliğe uğramıştır.

Aşağı Kale' nin bu su tesisini bir kuşatmada susuz kalmamak için kalenin içine almak maksadı ile yapıldığı tahmin edilmektedir.
Tugral isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:10   #15
 
Tugral - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.602
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Yaş: 28
Şehir: Antalya
Otomobil: Remember me?



Tugral - MSN üzerinden Mesaj gönder
KORUNAN ALANLAR

KAŞALIÇ TABİATI KORUMA ALANI

Domaniç ilçesinde bulunan bu alan balta girmemiş ormanlardandır. Kayın ve Karaçam hakim ağaç türleri vardır.. Ayrıca Meşe, Titrek, Kavak, Ahlat, Armut, Eğrelti Sarmağı, Sırımbağ, Böğütlen, Öksürük Otu, Papaz Külahı, Yabani Çilek, Noel Gül Kaşalıç'daki diğer bitki türleridir. Başlıca hayvan türleri; ayı, yaban domuzu, geyik, tilki, tavşan, porsuk ve kirpidir.

VAKIF ÇAMLIĞI TABİAT KORUMA ALANI

Kütahya - Tavşanlı karayolunun güneyinde, Kütahya'ya 40 km. uzaklıktadır. Piramidial Karaçamlar'ın orman olarak bulunduğu tek yer olan Vakıf Çamlığı koruma altındadır.

1000 YILLIK KESTANE AĞACI

Kütahya'nın 7 km güneyindeki Kumarı Köyü Boyacılar mevkiinde bulunan 3 adet kestane ağacı halen meyve vermekte olup özellikle bir tanesi 8 m.'yi bulan çevresi ve 20 m.'ye yaklaşan yüksekliği ile 1000 yıllık bir anıt ağaçtır. Her üç ağaç da koruma altındadır.


MIZIK ÇAMI
Domaniç'in Domur Köyündedir. Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Gazi'nin beşiğinin kurulduğu bu çam yıkılmış olup koruma altına alınmıştır. Anıtsal çam ağacı özel bir kaide üzerine alınarak üzeri örtülmüştür.
Tugral isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:11   #16
cem
TechTurkey
 
cem - ait Avatar
 
Mesajlar: 7.245
Üyelik Tarihi: Nov 2005
Yaş: 27
Şehir: Gotham City



çok güzel maden ocakları var tavsiye ederim.


__________________________________

"If you aren't breaking parts on your car, you aren't going fast enough"

"If you can leave two black stripes from the exit of,
one corner to the next, you finally have enough horsepower"
cem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:11   #17
 
Tugral - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.602
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Yaş: 28
Şehir: Antalya
Otomobil: Remember me?



Tugral - MSN üzerinden Mesaj gönder
ÇEŞMELER

ULU CAMİİ SAKAHANESİ
Anadolu Selçuklu Devleti döneminden Kütahya fatihi Hezar Dinari' ye mal edilen yapının 1236-1246 tarihleri arasında yapılmış olması mümkündür. Dışındaki mermer ve çini süslemeler 19.yüzyıl yapımıdır.

İç mekan olarak Kütahya'daki Sakahane adı verilen su tesislerinin orjinal durumunu koruyabilmiş tek örneğidir.halen Ulu camii şadırvanı olarak kullanılmaktadır.


TELLAL ÇEŞMESİ
Sultanbağı tarafında yaşmaklı perde gibi işlenmiş kemeri ve çiçek motifleriyle ılık çeşmelerdendir. Suyunun içimi lezizdir.


ÇİNİLİ ÇEŞME
Mevlevihanenin köşesinde bulunan çeşmesin palmet ve rumilerle kitabesi, lacivert zeminli orta panoda toplanmış, yapraklar ve hatayiler beyaz zeminli iki yan panoya yayılmıştır.


HÜRRİYET ÇEŞMESİ
Belediyenin önündedir. Mermerden yapılmıştır. Çeşmenin alınlığının ortasında tuğralı arma, iki yanında ve yalak ortasında beş kollu yıldız kabartmaları yer almaktadır.
Tugral isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:11   #18
cem
TechTurkey
 
cem - ait Avatar
 
Mesajlar: 7.245
Üyelik Tarihi: Nov 2005
Yaş: 27
Şehir: Gotham City



adam google bot beyler.


__________________________________

"If you aren't breaking parts on your car, you aren't going fast enough"

"If you can leave two black stripes from the exit of,
one corner to the next, you finally have enough horsepower"
cem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-08-2010, 11:12   #19
 
Tugral - ait Avatar
 
Mesajlar: 2.602
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Yaş: 28
Şehir: Antalya
Otomobil: Remember me?



Tugral - MSN üzerinden Mesaj gönder
HAMAMLAR

SARAY HAMAMI:
Saray mahallesinde bugünkü Çarşı Polis Karakolunun karşısındadır. Çukurda kalmış basık ve çimento kaplı kubbeleri ile dışarıdan pek seçilmeyen bir hamamdır.

Yapım tarihi hakkında hiç bir kayda rastlanmayan bu hamamın Germiyanoğlu II.Yakup Bey 'in vakıfları arasında geçen hamamlardan Bey Hamamı olması ihtimali vardır.


KÜÇÜK HAMAM:

Bir kısmı 15.yy. başlarında Germiyanoğlu II.Yakup Beyin subaşısı ve kader arkadaşı olan Hisar Bey tarafından yaptırılmış, ondan oğluna miras kalmış, oğlu da Osmanlı Hükümdarı II.Beyazid' in izni ile hamama küçük bir kadınlar bölümü ilave ettirilmiştir.

Hamam son şeklini bu ilave ile 1848' de almıştır. Zaman zaman çeşitli onarımlar geçiren ve başka amaçlarla da kullanılan hamam halen erkekler hamamı olarak kullanılmaktadır.


EYDEMİR HAMAMI (Elvan Bey Hamamı):

Cumhuriyet caddesinin sonunda, mevlevihanenin güneydoğusundadır. Ahi Erbasan caddesi ile Eydemir sokakları köşesinde yer alır. 15.yy. ortalarından kalmadır. Eski adı Elvan Bey Hamamı olarak geçen hamamı yaptıran Elvan Bey' den kaynaklar Çaşnıgir Başı olarak bahseder. Kitabesi ve hakkında daha kesin malumat alabileceğimiz bir belge henüz yoktur. Son yıllardaki onarımların hamamın eski şeklinde fazla değişiklik yapmadığı sanılmaktadır.


YENİ MAHALLE HAMAMI (Cedid Mahellesi Hamamı):
19.yy. sonunda yapıldığı tahmin edilen hamam harap durumdadır. Fatma Ana Türbesine yakındır. Yapıldığından beri iyi şekilde çalıştırılamamıştır.


BALIKLI HAMAMI (Rüstem Paşa Hamamı):
1549 yılında Kütahya'da Anadolu Beylerbeyliği yapmış, daha sonra Sadrazamlık makamına getirilmiş olan Rüstem Paşa tarafından bu dönemde yaptırılmıştır. Hem erkekler hem kadınlar kısmı bulunan bir çifte hamamdır. Harap hale geldiğinden, Vakıflar genel Müdürlüğü tarafından esaslı bir şekilde onarılıp halkın hizmetine sunulmuştur.


LALA HÜSEYİN PAŞA HAMAMI:

Lala Hüseyin Paşa, Sultan II.Selim' in Lalasıdır. Anadolu Beylerbeyliği sırasında yaptırdığı bu hamam (1568-1570) küçük kare planlı tek bir hamamdır. Hamamın önünde tek bir sıra dükkan yer alır. Son zamanlarda onarım görmüş olup kullanıma açıktır

KEMER HAMAMI
Maruf mahallesi kuzeyinde, Lala Hüseyin Paşa caddesi üzerinde, Kaditler Camiini geçtikten sonra yolun güneyindedir. 1950'deki yol genişletme çalışmasında soyunmalık kısmi kesilmiş bir çifte hamamdır. 16.yy. da yapıldığı tahmin edilen hamam özel mülkiyettedir

ŞENGÜL HAMAMI:

Börekçiler mahallesinde, kapan çayı kenarında (üzeri kapatılmış olduğundan bugün dere görünmez) Şengül Camii önündedir. Birçok değişikliğe uğramış, bazı bölümleri yıkılmış bulunmakla birlikte diğer kısımları halen hamam olarak çalışmaktadır. Dört yanı yolla çevrili tek hamamdır. 16.yy. sonralarında yapıldığı tahmin edilmektedir.
Tugral isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri

 


:::: Şu Anda Saat: 16:54 ::::