|
|
#1 | |||
|
TechWorks
Mesajlar: 4.510
Üyelik Tarihi: Nov 2005
Yaş: 31
Şehir: ist/sahrayicedit
Otomobil: Civic ekk2 K20A swap
|
Yüzbaşı Gürcan’ın mektubu şöyle:
"2006 yılı Temmuz 15’inde Seslice’ye katıldım (belki bilmeyenler vardır diye söylüyorum KKK’nın 521 garnizonu arasındaki sıralamada en sonuncu yer). 15 Ağustos 2006 saat 23.00 sularında yani katılışımdan tam 1 ay sonra taburumuzun bir bölüğü tabura tam 700 m. mesafede (evet yanlış duymadınız 700 m. mesafede ama Gabar’ın arazisine göre 7km gibi düşünün) saldırıya uğradı ve yaşanan can pazarı sonrası 2 şehit ve 5 yaralı verdi. Ben ve tüm tabur personeli o sırada yaşananları hem gördük hem de telsizden dinledik. Tüm mühimmatı biten ve doktor ihtiyacı olan O bölüğe yardıma gitmek için benim komuta ettiğim tamamı rütbelilerden oluşan gönüllü bir unsur teşkil ettik ve çatışma yaşanırken taburdan çıkış yaparak bölüğe ulaşmayı ve müteakiben güvenli bir koridor tesis ederek bölüğü kötü sıkıştığı yerden tabura bir an önce çekmeyi planladık. Çünkü gece kobraların termalinin olmadığını ve kobraların gelme süresi olan 1 saat kadar sürede teröristlerin ikinci sorti saldırısını bekliyorduk. Bu nedenle amacımız bir an önce bölüğü tabura çekmekti. Zayiat daha da artabilirdi. Benim ısrarla bölüğü çekmeye çalışmama rağmen şehit veren Tk.K. şehitlerin el bombaları ile şehit olduklarını ve parçalandıklarını, parçalarını toplayamayacağını ve asla şehitlerini terk edemeyeceğini telsizlerden bağırıyordu. Bu nedenle tabura çekilme yerine bölüğün yakın emniyetini alarak sabaha kadar yani kobraların gelmesine kadar bekledik. Sabah saat 4.00 gibi bölüğe ilk ben ulaştım ve şehitlerin durumu ile gördüğüm manzarayı ancak oraları yaşayanlar bilir. Bu üzücü olaydan sonra taburun moralinde her şehit veren ve ölüm kokusu sinen birlikte az çok yaşanan büyük bir düşüş yaşandı. En önemlisi er/erbaşta başta tb.k., s3, ben ve diğer bl.k.ları ile çoğu tk.k.larının da yeni tayin olmaları ve henüz birliği tam tanımamaları bu moral bozukluğunu arttırdı. Er/erbaş ile rütbeli arasında yaşanan bu güven bunalımında, başta atışta ve eğitimde mevcut yanlış uygulamalar ve eksiklikler ile ilgili tug.k. ile ciddi bir değerlendirme yaptık. Bu süreçte malum serde öz.kuv.culuk olunca gözler ve beklentiler bize döndü. Bizde bu görevi “ Evellallah” dedik ve sahiplendik. Çünkü o Mehmetçikle iki yıl o dağlar da biz gezecektik. Ancak bu morale bu gezmelerin sonuçları çok kötü olabilirdi. Tecrübe edenler bilir. Sonuçta benim ve bölüğüm öncüğünde ve bir eğitim seferberliği başlattık. Başta er/erbaş ayırmadan kendi bölük personelim sonra diğer bölüklerin lider personeli ve hatta tugayımızın lider personelini içeren 24 saat esaslı ve sıkı bir eğitim seferberliği başlattık. Sonuçlar gerçekten çok olumlu oldu. Beklediğimden bile fazla şekilde Kahraman Mehmetçik bu süreci sahiplendi ve beni şaşırtacak derecede (askerle ilk güneydoğu tecrübemdi) iyi olduğunu gösterdi. Bazıları için “yanlış” , “hatalı”, “aşırı riskli”, “aptalca”, “psikopatça”, “egosunu tatmin eder şekilde” olan bu Güven atışlarını da bu eğitim seferberliği sonucunda Asayiş K.Na yapmış olduğumuz gösterinin hemen akabinde bir nevi mezuniyet töreni olan teşekkür safhasında yaşanmıştır. Hemen arkamızda sizin göremediğiniz alanda benim tüm bölüğüm taburun tüm lider personeli yani yaklaşık 200 kişi vardır. Bu ekipte benim özel olarak eğitimi ile uğraştığım ve gösteriyi icra eden 1. Kolumdur. Hedefin sağında malum görüntüler medyaya şerefsizlerce düşürülünce hemen çalıştığı yer olan KKK.dan benim yanıma koşan ve ağlayarak “Komutanım seninle ölüme bile gelirim” diyen Mustafa Uzmana diğeri ise şu an çalıştığı yer olan Gelibolu’dan bana ulaşan ve “Komutanım biz sana kefiliz. Emrinizi bekliyorum” diyen Levent Uzmana aittir. Diğerleri ise ana kuzusu geldikleri bu vahşi yerde aslan parçasına dönüşen Mehmetçiklerdir. Bu atışın temel amacı ise başta hedef hattında duran sonra arkada seyreden askerlere 15 Ağustos saldırısından bu yana gelinen eğitim ve moral düzeyi ile rütbeli ile asker arasında kurulan güven derecesini göstermektir. Bu atıştan sonra da bu gösteri timi benim bulunduğum hedef bölgesine atışlar yapmışlar ve bir anlamda bu atışın tersi yaşanmıştır. Arka planda konuşmaları gelenler taburun gırgırcı rütbeli personelidir. Ortam gergin değildir başarılı geçen denetleme ve eğitim gösterisi sonrası (Bunu herkes bilir) biraz mizahi bir ortamdır. Ben bu atışı bu birlikteki iki yıllık görev sürem boyunca ve sadece bir kez 16 Ekim 2006’da yaptım. Bu atış münferit olarak bakıldığında hatalı ve yanlış addedilebilir ancak bu anlattığım arka plan ışığında “belki biraz riskli” ancak askerin güvenini tekrar kazanmak ve müteakip can kayıplarını önleme adına bir o kadar da “gerekli” bir atıştır. Bu atıştaki muradım “ego tatmini” “şövalyelik” “artistlik “ değil (Çünkü biz bunları öz.kuv.da çok yaşadık ve aştık), bölüğümün bana “ölümüne teslim olması yani ruhunu teslim etmesidir. “Ve sonrasında yaşanan iki yıllık safahatımda” “Bölüğüm bana ruhunu teslim etmiştir.” Gelelim askerin hedef tahtasına oturtulması meselesine. Ey Arkadaşlar biz zaten her operasyonda aldığımız kararlar ve verdiğimiz emirlerle askeri bir şekilde hedef tahtasına oturtmuyor muyuz? Cesaret bana göre iki türlüdür. İlki cahillikten kaynaklanan cesarettir ki buna sahip kimse kumar oynar ve telafisi mümkün olmayan hatalar yapabilir (El bombası eğitimi yapan genç ve tecrübesiz teğmenimiz buna iyi bir örnektir) İkincisi ise bilgiden kaynaklanan cesarettir ki buna sahip kimse telafisi mümkün riskler alır. İste bu atışta ben almış olduğum eğitime ve askerime olan inancıma dayanarak risk aldım ve riskli ancak bir o kadar da gerekli atışla onları kazandım. Birlik içinde kalması gereken görüntülerin nasıl medyaya sızdığına gelince o mesele de su an araştırılmakta. Benim bu görüntülerin çekildiğinden en basta haberim yoktu, atıştan sonra hedefe giderken kamerayı gördüm ve ilgili kişiden silmesini rica ettim. Keşke ilgili arkadaşa kibarca rica etmek yerine kamerayı orada kırsaydım. Bu olayda tek keşkem budur. Hülasa, tüm bu kopartılan yaygaraya rağmen gönül rahatlığı ile diyebilirim ki yine aynı şartlarda bu riskli ancak bir o kadar da gerekli atışı askerimin gönlünü kazanmak için sadece bir defalığına yapardım. Ekim 2007’de Bolu Komando’nun 13 şehit verdiği Makas Kayalıkları operasyonunda şehitler verildikten sonra o tabura üs bölgesinde komando unsurları olmasına rağmen bölüğüm ile ben gönüllü çıkış yaparak çekilmelerini himaye ettim ve sıhhiye malzemesi, batarya takviyesi yaptım. Yine dünya ve ahiret kardeşim inşallah şefaatini beklediğim biricik kardeşim Sinan’ın şehit olduğu operasyonda benim eski birliğim olan Sinan’ın taburunu ve JÖH’leri hedef bölgesine kadar kılavuzlayan benim o hani bazılarının “yetersiz” bazılarının ise “yeteneksiz” ve “amatör” gördüğü Mehmetçiklerimdi. Bu çocukların emeğine 300 m. önümde şehit düşen devrem şahittir. Bu taburdaki iki yıllık safahatım boyunca taburumuzdan toplam 5 şehit ve 10 yaralı verdik. Yüce Allaha şükür ki ben bölüğümden tek bir askerimi tabutla memleketine veya helikopterle hastaneye göndermedim ve o kalbi ve beyni tırmalayan “acaba nerede hata yaptım?” sorusunu sormadım. Beni lütfen şehit ve yaralı veren ancak vicdanları müsterih olan değerli kardeşlerim yanlış anlamasın. Eğer vicdanları müsterihse ve “acaba nerede hata yaptım?” sorusunu sormuyorlarsa onlar da o zaman benim ruh halimdedir. Bır kısım kardeşim de der ki “ulan bu atış hiç askerle yapılır mı, sen delirdin mi?” Yahu kardeşler ben o askerlere güvenerek operasyona çıktım. Adamların ellerine tüfek, yüzlerce, mermi, 4-5 el bombası, ve sırtlarına 30-40 kg. çanta ile tüm vatanın birlik ve bekasını yüklediğimiz bazılarına göre ana kuzusu ama bana göre aslan parçalarına biz neleri emanet etmiyoruz ki? İnanın ben o atışı sokaktan herhangi birilerine yapmadım, o personel de sokaktan herhangi birinin namlusu önüne geçmedi. Sonuç olarak şu an ifademi verdim ve ciddi bir soruşturma içindeyim. Ancak sadece değerli kardeşlerimin moral vermesine ve içten dualarına âcizane muhtacım. Hakkımda iyi düşünen veya düşünmeyen tüm kardeşlerime baki selamlar ve başarılar. NOT: Hakkımda iyi düşünmeyen değerli kardeşlerim lütfen malum medyanın zorunlu askerlik sistemine ve ordu-millet arasındaki “tireye” olan saldırılarından etkilenip etkilenmediklerinden lütfen emin olsunlar. Aciz Kardeşiniz Metin.." __________________________________ Failure is not an option. 5.88sec FI - 10.62sec N/A
|
|||
|
|
|
|
|
#2 |
![]()
Mesajlar: 5.372
Üyelik Tarihi: Jan 2006
Yaş: 31
Şehir: 34.01
Otomobil: Super 1248
|
Bu medyaya söylenecek o kadar söz var ki...
|
|
|
|
|
|
#3 |
![]() |
yoooo tek bir cümle var SATILMIŞ KÖPEKLER
__________________________________ PRO STOCK GARAGE CNC MACHINE WORKS gidiyormuştu var birde muştulu geçmiş zaman... cumle içinde kullanımı... muştu bir gün camiye gidiyormuştu... |
|
|
|
|
|
#4 |
![]()
Mesajlar: 696
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Şehir: İstanbul
Otomobil: Civic
|
Hiç fark etmez. Mantıklı düşünün arkadaşlar bu kadar tecrübeli bir askerin böyle çocukça bir hareket yapmaması gerekirdi.
Oradaki rutbelilerden-askerlerden biri es kaza hata kurşununa kurban gitse bunun cezasını kim ödeyecek. Kendisi söylemiş bu askerlerle biz çatışmadan çıktık diye bu kadar cesur ve vatana faydası olan Türk askeri Türk namlusunun ucuna dikilir mi hiç????? Bu yapılan işin düğünde havaya kurşun sıkıp adam öldürmekten ne farkı var?????? Ben tasvip etmiyorum. Türk'e Türk namlusu doğrultmak ya kahpeliktir ya da delilik. |
|
|
|
|
|
#5 |
![]()
Mesajlar: 621
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Yaş: 35
Şehir: Türkiye/İzmir
Otomobil: Megane 3 Dci
|
Medyamızın her konuda vatan haini olduğu konusuna ben de katılıyorum ama bu yapılan davranışın affedilir bir tarafı yoktur. Etrafında insan olan bir hedefe ateş etmek ne demektir, nasıl bir saçmalıktır. Askerlik yapanlar bilir, askerde en önem verilen konu emniyettir, boş olduğunu bilsen dahi kimseye şaka amaçlı da olsa silah doğrultulmaması gerektiği her zaman üzerine basarak söylenir. Aileleri bu çocukları askere aslanlar gibi yolluyor, şehit olduklarında vatan sağolsun diyecek kadar onurlular.
Yüzbaşının eli titrese, o an bir gürültüden irkilse , kurşun hedefteki bir askere isabet etse ve asker ölse, bunun hesabını nasıl verir ailesine ve Allah'a... Ben kesinlikle tasvip etmiyorum... Edit : Bu arada paylaşım için de teşekkürler. Son Düzenleyen Bülent76; 23-02-2011 16:04. |
|
|
|
|
|
#6 |
![]() |
teşekkürler bilalcim.
|
|
|
|
|
|
#7 |
![]()
Mesajlar: 4.796
Üyelik Tarihi: Feb 2009
Şehir: Adana
Otomobil: sıkıntıya 5 kala..
|
2 tarafında yanlısı var.. Cok güzel açıklamış cok güzel anlatmış fakat yapılan şey kabul edilmesi zor olan bisey.. Yani hedef etrafındaki askerler ve bu komutan mükemmel askerler inanılmaz nişancılar olabilirler ama ellerindeki tabanca tüfek vs. de kul yapısı.. Uçar kaçar şaşar bisey olur o zaman böyle kalmaz iste olay.. Ordaki askerlerin aileleri falan gördüler bunu yani ne kadar hakl gibi görünsede yapılan yanlış..
Medya iyice şerefsiz zaten böyle bı olayı Tv'ye yansıtmak kabul edilemez bı davranış.. Sonuc olarak 2 tarafta suçlular .. |
|
|
|
|
|
#8 |
![]()
Mesajlar: 3.919
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Yaş: 33
Şehir: İstanbul
Otomobil: s2000
|
O atışı yaparken bi hapşursa bi eli titrese o çatışmadan gelmiş yiğitlerden birinin kafasını es kaza patlatsa o zaman nasıl bir açıklama yapacaktı çok merak ediyorum.
Yiğitlik cesaret ayrı birşey burada yapılan ap ayrı birşey. __________________________________ good friends are like butt cheeks, shit may tear them apart... but they always come back together... Son Düzenleyen BoraRS; 23-02-2011 16:14. |
|
|
|
|
|
#9 | |
![]()
Mesajlar: 621
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Yaş: 35
Şehir: Türkiye/İzmir
Otomobil: Megane 3 Dci
|
Acaba hedefe kendi annesini, babasını, kardeşini koyar mıydı |
|
|
|
|
|
|
#10 |
![]()
Mesajlar: 4.841
Üyelik Tarihi: Oct 2008
Yaş: 30
Şehir: TÜRKİYE
Otomobil: KALAS
|
Paylaşım için teşekkürler.
|
|
|
|
|
|
#11 | |
|
TechTurkey
|
Özel kuvvetlerin eğitiminde, tüm yetkililerce onaylı bir şekilde televizyona verilen sunumlarda, Türk subaylar, Türk subayların namlularının önüne geçiyor. Aynı bu olaydaki gibi hedefin yanında duruyor, hedef tahtasını kafasının üzerinde tutup atış yapılmasına izin veriyor. Buna da gene yetkililerin onayı ve bilgisi dahilinde resmi olarak "güven atışı" deniyor. Şimdi senin deyimine göre, resmi ve onaylı bir şekilde hedefi kafasının üzerinde tutan kişinin kafasının üzerinde tuttuğu hedefe ateş eden kişi kahpe mi yoksa deli mi? Bunu resmi olarak onaylayanlar kahpe mi? Televizyonlarda ( trt1 de yayınlanmıştı sanırım bu sunum ) yayınlanmasını sağlayanlar deli mi? Son Düzenleyen Evrenoz; 23-02-2011 16:26. |
|
|
|
|
|
|
#12 | |
![]()
Mesajlar: 696
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Şehir: İstanbul
Otomobil: Civic
|
Boş bile olsa silahı ile doldur boşalt yaptırır, Tsk yazılı kaynaklarında böyle geçer çünkü. Bu güven atışı dediğin şey nerede yazılı olarak geçiyor? Kaynağı nedir? Aslında bunun mantık dışı olması için yazılı olması da gerekmez. |
|
|
|
|
|
|
#13 |
![]()
Mesajlar: 1.527
Üyelik Tarihi: Mar 2008
Yaş: 27
Şehir: ankara
Otomobil: clio 3
|
Açıklama için teşekkürler,arkadaşlar atışı yapan asker Özel Kuvvetler mensubu sıradan bir asker değil.Özel kuvvetlerde bu atışlar yapılıyor zaten
|
|
|
|
|
|
#14 |
![]()
Mesajlar: 4.210
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Yaş: 27
Şehir: istanbul
Otomobil: '74 Camaro, Turbo Brabus
|
paylaşım için teşekkürler
__________________________________ 74 model sehpa... |
|
|
|
|
|
#15 |
![]() |
bunlar ilk defa olan seyler değilki medya oldukca fazla abartıyor askere gidenler bilirler özellikle doğuda yapmışlar değişik atış talimleri oluyor kaldıki bahsi gecen subay özel kuvvetlerden gelme nasıl eğitim alırlar neler yaparlar merak eden varsa araştırsın yapılan davranışı tasvip etmiyorum ama bukadarda değil diyorum medyanın oyuncağı olmayın.
__________________________________ Hayat ne garip dimi.? Konuşan odunlar, yürüyen kaşarlar falanlar filanlar.. |
|
|
|
|
|
#16 |
![]()
Mesajlar: 648
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Şehir: ist
Otomobil: 4 teker
|
Türk'e Türk namlusu doğrultmak ya kahpeliktir ya da delilik.
+11111111111111111111 __________________________________ http://img160.imageshack.us/img160/8655/9112n.jpg İZMİT-KORFEZ TRACK RECORD 52.782 sec. |
|
|
|
|
|
#17 |
![]()
Mesajlar: 1.816
Üyelik Tarihi: Apr 2007
Yaş: 37
Şehir: izmir
Otomobil: pek yakında :)
|
Medyanın tartışılacak bir yönü,tutulacak bir eli yok orası malum...
özel birlik ve kuvvetlerde üstlerinden onaylı bu tür atışlar oluyor,araştırılırsa video ve fotoğrafları bir ara internette mevcuttu...normal birliklerde böyle bişey doğru değil kesinlikle ( a atış,b atış vs ) Her ne kadar yanlışlıklar,ufak tefek hatalar,tartışmalar olsada hala vatanın,devletin,milletin en iyi yürüyen teşkilatıdır ordu,askerine güveni vardır bu memleketin,hepte olacaktır...Kıçı boklu medyanın yalan yanlış herşeye al attığı bu dönemde elini süremeyeceği yada art niyetli davranış ve yazılarla yıpratamayacağı tek kurumdur benim görüşüm... paylaşım için tşk ler bilal __________________________________ -35 VT 555 98 vti -35 AD 5528 04 ep3 -35 EA 6432 08 fn2 -35 ?? ![]() nur içinde yat,seni hiç unutmayacağız madi...!!! parts dealer - boostprojects www.rpmraceevents.com |
|
|
|
|
|
#18 |
![]()
Mesajlar: 4.632
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Yaş: 34
Şehir: Türkiye/İstanbul
Otomobil: dci
|
arkadaşlar ,
bu olayı hiçbirimiz sıcak evimizde rahat koltuklarımızda oturup klavye üzerinden yorum yapmamalıyız ben ne olayın haklılığını savunuyorum ne de o komutana sövüyorum... iki taraflı da düşünmek lazım , evet komutanın eli titrese veya birşeyler ters gitse , askerimizin başına birşey gelebilirdi... ama öte yandan komutanın anlattıkları , bu güven gösterisini neden yaptığı ve en önemlisi emri altındaki askerlerinin yaşadıklarını sadece ve sadece burada yazılan bir iki kelime ile anlamaya çalışıyoruz... çatışmaya girmemiş , yanında can dostunu şehit vermemiş , parçalarını toplamak zorunda kalmamış , mermi yeyip hayatta kalmamış , kısacası o cehennemde nefes almamış insanlar tabii ki de anlayamazlar , anlam veremezler , bunları hiçbir şeyin mazereti olarak göremezler... bu konuda her iki farklı düşünce için de "sert" ve "sivri" yorum yapmamanızı rica ediyorum... klavye başında bu konuyla ilgili olumlu ya da olumsuz bir yargıya varmamalıyız , varamayız... |
|
|
|
|
|
#19 |
![]()
Mesajlar: 696
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Şehir: İstanbul
Otomobil: Civic
|
8000 rpm arkadaşım haklısın kimimiz batıda rahat bir askerlik yaptı kimimiz de doğuda o çatışmalara girdik bunu bilemeyiz ama ne olursa olsun bu güven atışı denilen şeyin var olması bile çok gereksiz. Hadi onu geçtim elinde telefon bunu kameraya çekmen bile Türk ordu disiplininden uzak bir davranış. Türk askerinin cesur olduğunu görmek için bu videoyu seğretmemiz gerekemezdi. Bir de oradaki askerlerin anne-babalarının bu kareleri seğrederken neler hissettiğini düşünün.
Zaten senelerdir biz kendi bedenimizi eli kanlı örgütün kurşunlar önüne atıp vatanı koruyoruz. Komutanın önünde nişan yanında durunca mı cesur ve komutanına güvenen asker olacağız? Son Düzenleyen poseidon; 23-02-2011 17:19. |
|
|
|
![]() |
«
Önceki Konu
|
Sonraki Konu
»
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
|
|
:::: Şu Anda Saat: 20:33 ::::













