dün istanbulda bugun yunanistanda 6.7 ege denizinde de 4.2 sabah izmirde sallandı ufaktan. Allah beterinden korusun.
"...Hele ki çamur üzerinde yüksek katlı bir bina varsa bu felaket üstüne felaket anlamına geliyor. Bunun nedeni şudur; örneğin Bakırköy sahilinde 7-8 katlı binalar vardır; fakat o bölge alüvyon bir zemine sahip. Alüvyon, yani çamur çok sallanan bir malzemedir. Ama 7 katlı bina büyük bir kaya gibi olduğu için sallanamaz. Yani çok sallanabilen bir zemin üzerine sallanamayan bir yük koyuyorsunuz. Bu durumda rezonans denen fiziksel bir olay meydana gelir. Çamur sallanıp, bina sallanamadığı zaman deprem sallayamadığı binayı dibinden keser. Zemin kattan bina kesiliyor. Deprem fotoğraflarına dikkat ederdeniz binaların önce zemini yıkılır. İşte binaların zemin kattan yıkılma sebebi budur. Önce zemin kat göçer. Bazen bina zeminin üstüne göçüp kalır, üst katlar yıkılmaz. Bina zemin katın üstüne göçtüğünde deprem devam ediyor olursa bu sefer deprem yine sağlam kalan ilk katı keser. Böyle kese kese tüm binayı yok eder...."
Bu kısmı çok doğru değil.. Kaya ve zemin mekaniğinde çok farklı parametreler var. Sonuç kısmı doğru yazının, evet kötü zemindeki çok yüksek katlı bina yıkılır ama çok farklı sebeplerden yıkılabilir. Anlattığı mesele daha çok konsolu olan binalarda mümkün olabilir o da belki. (Konsol: İlk kattan sonra binanın çıkmaları olması diye anlatılabilir). Burada binanın bodrum durumu nedir, temel radye midir, inşaat mühendisi statik hesabı düzgün yapmış mıdır, betonarmesi nasıldır vs. gibi çatallaşıp giden sorular doğar. Bir kere herşeyden önce, zemin sıvılaşması denen bir hadise var kum ve su muhtevası olan bölgelerde. Çok yüzeysel geçmiş bu kısmı. İnşaat mühendisi arkadaşlar daha detaylı anlatırlar belki, son deprem yönetmeliğinde eklemeler yapıldı kirişlere, deprem donatıları eklendi. Anlattığı olay, binanın zemin kolonlarının moment altında davranışı ve kesme kuvvetlerini karşılayıp karşılamadığıyla alakalı bir durum. Kolon yeterliyse, canavar gibi de ayakta durur bina. En azından betonarme olarka dayanır, komple devrilirse ya da dönerse yapacak birşey yok zaten..
Ama işin özeti istanbul için şudur, Avrupa yakası için, Gaziosmanpaşa ve Arnavutköy, Etiler, Levent bölgesi, Ayazağa bölgesi hariç çok güzel bir zemin rastlamanız mümkün değildir. Bu bölgelerde kat asla ve asla 4-5'i geçmemesi gerekirken Beylikdüzü ve Esenyurt'ta 32-34 katlara izin verildi.
Anadolu Yakası'nda, genel olarak E-5'in üst tarafı daha iyidir. Maltepe sahil tarafı çok çok kötü olmamakla birlikte Başıbüyük'te daha iyi zemin bulursunuz mesela. Kartal'ın meşhur Kartal Formasyonu vardır, Kireçtaşı, iyidir. Göztepe'nin üstü Libadiye, ortalamanın üstü zemin sahiptir. Kayışdağı'nda, granodiyorit denen, aslında çok sert olmayan ama taşıma gücü yüksek ama su gördüğü zaman koyverip giden bir zemine ratlarsınız mesela..
Zemin durumlarını aklıma gelenlerden örnek olarak verdim, değişkenlik gösterebilir 300metre arayla bile. Anlatmak istediğim, orası çamur burası kaya diye kestirip atmak zor.
Yani bu mesele 2x2=4 değil hiçbir zaman. Kat meselesini filan da konuşmak bir yerden sonra gereksiz kalıyor çünkü bile bile baraj havzalarına, dere yataklarına, en acısı depremden sonra heyelan bölgelerine imar çıkardılar.. Göz göre göre ölüme atmaktır bu insanları.
Olası İstanbul depremi denen hadise gerçekleştiğindeki tahminleri 30-40bin can kaybı şeklinde. Ben kendi adıma, milyon olacağından korkuyorum..
Allahtan gelen şey kötü değildir.
Kul kötüdür.
Kul şerefsizdir.
Kulun ölüm sebebi kuldur.
Depreme b.k atmayalım.
Insanogullarina sovun bence.
Japonya ya bakın adam görün derim ben...
Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)