Benim baba tırcı sene 2007 istanbul tuzla dan gölcük serbest bölgeye 29 ton sac götürüyoruz gümrüklü malzeme saatinde yetişmesi lazım biraz hızlıyız. İzmit tünelleri çıktık kandıra rampasından aşağı iniyoruz. Otobandan çıktıktan sonra ilk benzinlikten su alıcağım için ayakkabıları giyiyim dedim kafam yerde bağcıkları bağlıyorum o anda babam oğlum fren tutmuyor dedi ben şaka zannettim kafamı bi kaldırdım tam gaz gidiyoruz kendimi sol tarafa doğru atar atmaz önümüzdeki tıra arkadan vurduk. Tırın şase düz kabin sağ tarafa doğru bakıyor sağ koltuk arka duvara yapışmış vaziyette sağ kapının yerinde vurduğumuz tırın dorsesi var hafriyat tırıydı sarı sac kasalı olanlardan. Ben kendime geldim arabanın içinde babam yok ön camı tekmeliyorum düşmüyor sol taraf sağlam ama kapı açılmıyor ve babam arabanın içinde yok. Babamı bulamayınca iyice delirdim ağlıyorum durmadan elim ayağım zaten titriyor. Sonra baktım babam yolda yürüyor oh dedim yaşıyor sıkıntı yok sol kapıya tekme attım 1 karış kadar açıldı solumuzda mazda 3.23 beyaz bi sedan var kapının alt kısmı onun tavanına sıkışmış o yüzden açılmıyormuş. Kazada kimsenin burnu bile kanamadı. O zaman tır yeniydi kasko falan yok pert oldu araba biz tonlarca borçla baş başa kaldık o güne kadarki tüm birikim evimiz falan satıldı borç bitti totoyu yeni toparladık. O kazadan sonra aylarca uyku düzenimiz bozuldu geceleri uyuyamıyorduk babamda bende uyuduğumuz zaman korkarak uyanıyoduk çok şükür geçti gitti herşey sağlığımız yerinde Allah kimseye kaza bela yaşatmasın çok zor